Kamuoyu.org

Din Ve Siyaset İlişkisi

Fatih YOKUŞ

Fatih YOKUŞ

  • Fatih YOKUŞ
  • 06 Mart 2018
  • Din Ve Siyaset İlişkisi için yorumlar kapalı
  • 219 KEZ OKUNDU

Ülkemiz siyaseti, hizmet değil, ideolojik eksenli olarak yapılmakta. Ülkenin idaresine talip olan siyasi partiler, yaptıkları ve ya yapacaklarını anlatıp halktan oy talep etme yerine kutuplaşma, ötekileştirme ve suçlamalarla oy talep etmekteler.
Bu da, kutuplaşma, ayrışma, diyalog eksikliği, birbirimizi dinlememe, sadece ben hakkım neticesi vermektedir.
Oysa diyalog kültürünü geliştirebilsek, birbirimizi dinleyebilsek, birlik olabilsek, farklılıkları bereket olarak görsek nede güzel olacaktır.
“Atatürk ilkelerine bağlı, Laik, demokratik ve Cumhuriyet…” Devletin değişmez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddelerine bağlılık yemini eden siyasi partileri, “dindar” veya “dinsiz” diye sınıflandırmak bir Müslüman’a yakışmadığıdır.
Muhabbet ve sevgi dini olan, İslam’ın güzelliğini değil de, din kisvesi adı altında siyasi tarafgirlik yapan, hatta fanatik olan kişilerin varlığı, din ve dindarlara zarar verdiğidir.
Dinin önem ve mahiyetini bilmeyen, ahret ve mahkeme-i kübrayı tam manasıyla inanmayan, tarafı olduğu siyasi parti için etkili olmayı görev bilen, düşünmeden aklına ilk geleni söylen bu kesimin; şeyh, hoca, imam ve de allame-i cihan olsa dahi siyaset konusunda cahil olduklarıdır.
Hucurat suresi 11 ayet:
“Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidir. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidir. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendisidir.”
“Dinsiz”, “Kafir”, “camileri kapatan, ahır yapan, alimleri idam eden” suçlamaları ile günümüz CHP sinini hedef göstermek veya o partiye oy verenleri alaya almak, kınamak yanlıştır. Cumhuriyetin kuruluş aşaması neticesinde oluşan haksızlıklar ve bu haksızlıkları yapanlar vefat etmiş, Allah huzuruna gitmiş ve hesabını vermiş/ verecektir.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem, Medine’de, Cebrail (as)in tüm münafıkları isim olarak kendisine bildirilmesine rağmen O, hiç birisini deşifre ve rencide etmemiş, hedef tahtasına koymamıştır.
Müslüman bir diyardan ve Müslüman anne-babadan olan hiç kimseyi, dinden çıktığı kesin bir delil ile ispatlanmadığı müddetçe ona kafir denilmeyeceğidir. O zaman CHP gibi milyonlarca üyesi ve taraftarı olan bir topluluğa “kafirler”, “Dinsiz” nasıl diyebiliriz?
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:
“Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kafir!” derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne ala. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner.” (Müslim 1/319)
Kişi ve ya kişiler, CHP ye oy verenlere veya o partide olan, işbirliği yapanlara “kafir”, “Dinsiz” derse ve o parti veya onunla işbirliği yapan milyonlarca kişi içinde bir tek kişi Müslüman’sa (ki %90 Müslüman) o sözü söyleyenin Allah katında nasıl hesap vereceği hep merak ettiğimdir.
Yüce Allah İsra suresi 15 ayet:
“Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur, kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkârın, başka bir günah yükünü yüklemez. Biz, peygamberler göndermedikçe azap edici değiliz.”
Köprünün altında çok sular geçti, o gün ile bugün arasında; siyasi, ictimai, ahlaki ve daha nice farklılıklar var.
On altı yıldır iktidarda olanların bizden oy talep ettikleri için yaptıklarını doğru/yanlış muhasebesini yapmamız gerekir.
Kaldı ki Müslüman’ın görevi insanları; dışlayarak, inatlaşarak değil, hikmetli ve güzel bir biçimde İslam’a davet etmektir.
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem; Kendisini öldürmeye gelen, Hz. Ömer (ra)ı, Hz. Hamza’yı şehid eden, Hz. Vahşiyi, Hz. Hindi, Uhud’da yetmiş sahabenin şahadetine sebep olan Hz. Halıd Bin velidi ve yine babasından daha fazla Müslüman’a eziyet eden ebu Cehil oğlu İkrimeyi… Daha nicelerini af etmiş ve kucaklamıştır.
Sağcı olmak İslam içim yeterli olmadığı gibi solculuk da dinsiz olmak için gerekçe değildir.
Selam ve dualarla.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ORUÇ VE YOLCULUK - 24 Mayıs 2018
ORUCUN SÜNNETLERİ - 24 Mayıs 2018
ORUÇ VE YOLCULUK - 22 Mayıs 2018
ORUCUN MEKRUHLARI - 21 Mayıs 2018
Kibir - 13 Mayıs 2018
Seçim Ve HDP - 3 Mayıs 2018
Seçim Ve Tercihimiz - 23 Nisan 2018
Bize Neler Oluyor? - 7 Nisan 2018
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ