Kamuoyu.org

“Endüstri 4.0” Yani 4. Nesil Sanayi Devrimi

İlknur AZİZOĞLU YAZGAN

İlknur AZİZOĞLU YAZGAN

  • İlknur AZİZOĞLU YAZGAN
  • 04 Ağustos 2017
  • “Endüstri 4.0” Yani 4. Nesil Sanayi Devrimi için yorumlar kapalı
  • 353 KEZ OKUNDU

4. Nesil içindeyiz. Kaçış yok.

4.0 deyince insanın aklına doğal olarak ilk devrimi geliyor 1800’lü yılların sonuna denk gelen bu ilk devrim, gerçekten bir çağın kapanması anlamına geldi. Sanayi devrimi ya da devrimi 18 ve 19 yüzyıllarda yeni buluşların üretime olan etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin gerçek anlamda sanayileşen endüstriyi doğurmasını sağladı.

Sanayi devrimlerini tanımlıyorken hangi enerji kaynaklarının kullanılmakta olduğu ana belirleyici unsurdur.

Yukarıda bahsettiğimiz Birinci Sanayi Devrimi’nde odun ve kömür, 2. Sanayi Devrimi’nde petrol ve elektrik, 3. Sanayi Devrimi’nde nükleer enerjiye geçiş söz konusudur.
2. Sanayi devrimi kısa bir geçiş dönemi gibidir 1870 ile 1914 yılları arasını ifade eder. Burada belirleyici unsur çelik üretiminin yarattığı teknolojik dönüşümdür. Sevgili yazar Ayn Rand’in kitaplarinda bahsetmiş olduğu 1900’lü yılların başındaki Amerika’nın yükselen gökdelenleri, devasa köprüleri, hem Avrupa’daki hem Amerika’daki demiryolları haberleşmenin, ulaşımın, posta ve nakliyenin güç kazanması ve yaygınlaşması 2. Sanayi Devrimini ifade eden hareketlerdir.
Petrol ve türevlerinin ekonomide kazandığı önem, elektrik, petrol tabanlı içten yanmalı motorlar ve otomotiv sektörünün gelişimine katkı sağlamıştır.
Işte okyanus ötesi telgraf ve radyo bağlantıları da bu döneme denk düşer. Ilk olarak 2. Sanayi Devrimi’nde tum bu saydığımız radyo, telgraf, demiryolu ve nakliye şirketleri gibi ön plana çıkan pek çok şirket ilk olarak 2. Sanayi Devrimi’nde borsa ve hisse senedi piyasasında yer bulmuştur.

Peki ya Üçüncü Sanayi Devrimi’nde bundan farklı nasıl hareketler oldu?

3. Sanayi devrimi 2. Dünya Savaşı sonrası başlar, bilgisayar teknolojisi ve üretimin sayısallaştırılması ile sona erer.
Şöyle açalım; bilişim teknolojisi dönemi bilgisayar teknolojisi, mikro elektronik teknolojisi, fiber optikler, ileri telekomünikasyon, biyogenetikler ve lazer teknolojisi bu dönemin ana unsurları oldu.
Bu kadar uzun bir giriş ve tanımlamadan sonra sadede gelelim.
Endüstri 4.0; özetle  fiziksel dünyanın sanal bir kopyasını oluşturmak, merkezî olmayan kararların verilmesini hedeflemek anlamına gelir.
Nesnelerin interneti ile siber-fiziksel sistemler insanlarla ve birbirleriyle gerçek zamanlı olarak konuşup işbirliği yapabilecektir.
Endüstri 4.0’in pek çok prensipleri vardır Sanallaştırma bunlardan biridir.
Akıllı fabrikaların sanal bir kopyasıdir. Sistem; sensör verilerinin sanal tesis ve simülasyon modelleri ile bağlanmasıyla oluşur.
Bir sonraki prensibi olan karşılıklı çalışabilirlik siber-fiziksel sistemlerin yeteneğiyle; nesnelerin interneti ve hizmetlerin interneti üzerinden akıllı fabrikaların ve de kişilerin birbirleriyle iletişim kurması anlamına gelir.

Endüstri 4.0’da modülerlik esastır. Modulerlik bireysel modüllerin değişen gereklilikleri için akıllı fabrikalara esnek adaptasyon sistemi sağlar.

Bir prensibi olarak gerçek zamanlı verileri toplama ve analiz etme yeteneğidir.
Son olarak hizmet otomasyonu prensibi hizmetlerin interneti üzerinden siber-fiziksel sistemler, insanlar ve akıllı fabrika servisleri sunulmaktadır.

Peki endüstri 4.0’ın önceki endüstri devrimlerinde olmayan, günümüze katkıları ne olacak?

Sistemin her şeyden önce yüksek verimliliği sağlanacak, üretimde esneklik artacak. Maliyetlerin azaltılması hedeflenerek yeni hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesi kolaylaşacak hatta sıradanlasacak. Sistemin izlenmesi, aksaklıkların ve artışlarının teşhisi kolaylaşacak. Sistemin çevre dostu ve tasarruflu olması sağlanacak.

Tüm sanayi devrimlerinde önemli iki etki gördük; sermaye akımları serbestleşti, hem şirketler hem de şahıslar farklı şirketlere hatta farklı ülkelere yatırım yapabildi . Sermaye, en çok para kazanılabilecek alanlara akmaya başladı.
Ikinci olarak da üretimin yer değiştirebildiğini gördük. Uretim en ucuza gerçekleştirilebilecek yerlere kaydırıldı. Ucuz emek hatta yasa dışı çocuk işçi çalıştırmak gibi noktalarla üretim yapılmaya başlandıktan sonra başta Çin olmak üzere uzak doğu ülkeleri Avrupa sermayesinin üretim merkezi haline geldi ne var ki başta Çin olmak üzere batının ucuz işgücü yerini ifade eden bu Uzakta olduğu ülkeler bir süre sonra tırnak içindeki ifade ile öğrenci ve kendi ürünlerinin yapıp daha da ucuz fiyatlarla özellikle internet üzerinden tüm dünyaya açıldılar.
Işte bunun sonucu, ilk olarak 2011 yılında Hannover fuarında Alman hükümeti tarafından artık doğudan batıya geçtiğini ve 4. Nesil Endüstri Devrimi’ni gündeme getirdi.

Endüstri 4.0 ilk olarak imalat Sanayi’nde bilgisayarlı üretimin yüksek teknoloji ile donatılmasıni hedefleyen bir yaklaşımdır.

Burada sevgili Mahfi Eğilmez Hocanın yaklaşımıyla ifade edersek üç temel hedef izlenir; üretimde  insan emeğinin en aza indirgenmesi ve bu yolla üretimdeki hataların ortadan kaldırılması hedeflenir.
Uretime en üst düzeyde esneklik kazandırmak ve bu yolla tüketiciye özel ürün yapabilme ve son olarak üretimin hız kazanması hedeflenir.

Gelelim bize.
Türkiye Cumhuriyeti olarak bu devrimin tüm aşamalarına çok ciddi bir şekilde hazırlanmak gerekiyor.
Yüksek kalitede personel yetiştirmenin yöntemlerine kafa yormak gerekiyor.

Üniversitelerde bu çerçevede kürsüler oluşturulması bundan da önemlisi alınan eğitimin havada kalmaması için sanayi ile iç içe olunması gerekiyor.
Bu sin sanayi devrimi doğal olarak mavi yakalı işçi sayısını azaltacak ve ciddi bir işsizliğe sebep olacak.
Bu yeni dönemde söz konusu yazılım teknolojisinin kodlarını oluşturanlar, test ekipleri, robot ve makineleri yapabilen beyaz yakalı ekipler, robotlarla çalışan üretim birimlerindeki özel eğitim almış mavi yakalılar gerçek anlamda ekmek yiyecek.
Güzel ülkem önceki tüm Sanayi devrimlerinin geriden takip etti duraktaki sanayileşme için bile Yüzyıl geriden geldik Peki şimdi bu son Sanayi Devrimini Nasıl ya kalırız Yukarıda saydığımız için için alınacak tedbirler Aslında son noktadır He bu son Sanayi Devrimini kaçırmamak hem de yerli ve milli bazı devrim sel taşları yerli yerine oturtup ülkem için fayda sağlamak için Meclisten başlamak üzere bazi tedbirler almak gereklidir
Sanayi ve Bilim Bakanlığında, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında, Ekonomi ve Maliye Bakanlığında bazı tedbirler almak üzere politikalar geliştirilmeli, ona göre mevzuat çalışması yapılmalıdır. Yalnizca sanayi devrimi değil Hayvancılıkla, tarımda ve biyoteknoloji alanlarinda da devrim içinde olduğumuz unutulmamalıdır.
Başta Çin olmak üzere tüm ülkelerin ekonomilerinin borçla dönmekte oldugunu unutmamak gerekir.
Tüm dünya ülkelerinin bugünkü borçlarının toplamı 217 trilyon dolar olduğu bilinmekte.

Yeterince çalışılır ve bazı tedbirler alınır ise Endüstri 4.0’da iyi bir yer edinmek, avantajlı ve kazançlı bir duruma yukselmek işten bile değildir.
Hepsinden önce tüm eğitim basamaklarında bir devrim gerekliliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Her zamankinden çok  matematik, mantık,  sosyoloji  ve felsefe derslerine ihtiyaç  duyulacaği bir gerçektir.
Şimdi sorgulayan, araştıran, çıkarım yapabilen, analitik bir kuşak geliyor. Bu cocukları bir önceki Sanayi Devriminin gerekliliğini bile barındırmayan tırnak içinde söylemle “müfredatla” karşılamak son derece tehlike arz eder.
Demek ki devrim yapılması gereken bakanlıklardan bir de Milli Eğitim Bakanlığıdir.
Endüstri 4.0’i yakalamayı hedeflemede samimi olunmalıdır.

İlknur Azizoglu Yazgan
02.08.2017

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ