Kamuoyu.org

Galatasaray – Trabzonspor maçını HTSPOR Yazarları yorumladı

Galatasaray – Trabzonspor maçını HTSPOR Yazarları yorumladı
  • SPOR
  • 02 Nisan 2018
  • Galatasaray – Trabzonspor maçını HTSPOR Yazarları yorumladı için yorumlar kapalı
  • 141 KEZ OKUNDU


, Spor Toto Süper Lig’in 27. haftasında ’u 2-1 mağlup ederek lider girdiği haftayı lider kapatmayı garantiledi. Sarı-kırmızılılar 3 puana Sofiane Feghouli ve Bafetimbi ’in golleriyle ulaşırken maç sonunda skorboard tartışması da damga vurdu. -Trabzonspor maçını Gazete Habertürk yazarları değerlendirdi


HALİL ÖZER: ÇILGIN ASLAN

Galatasaray bu maçı bileğinin hakkıyla, çatır çatır oynayarak, fizik ve kimyasını ortaya koyarak kazandı.

İki takım arasında kıyaslama bile yapmak Galatasaray’a ayıp olur.

Takım halinde bir bütün oynamak Galatasaray’ın en büyük özelliği. Futbolcular sahaya her şeyini yansıtıyorlar ve sonuna kadar mücadele ediyorlar.

Kara tahtada teorik olarak kendilerinden istenilenleri pratikte sahaya birebir yansıtıyorlar. Trabzonspor’un bütün zaaflarını belli ki iyi incelemişler. Ve hep oralardan çalıştılar. Rakibin silahları Burak’ı ve Sosa’yı kilitleyip, baskı yapıp Trabzonspor’un top kayıplarını çoğalttılar. Hataya zorladılar. Hem Feghouli’nin hem de Gomis’in golü de böyle geldi.

Trabzonspor için acı bir teşhiste bulunmak istiyorum… Her yıl bu kadar berbat oyuncuları büyük paralarla kadrosuna katan Bordo-Mavililer, hem ‘büyük olma’ özelliklerini giderek kaybediyorlar hem de artık ligde her yıl daha fazla zorlanmaya başladılar. Herkes ileriye giderken, Trabzonspor berbat yönetimleri ile gittikçe dibe batıyor. Bunu söylemek istemem ama önümüzdeki yıllarda Trabzonspor’un ismi zorunlu olarak “Yeni Trabzonspor” ya da “Gerçek Trabzonspor” olarak değişirse çok şaşırmamak gerekir. Ve tabii ki bunun bedelini birileri ödemeli.

Galatasaray’ın kendi sahasında ekstra bir gücü var. Arkasındaki 50 bin kişi müthiş bir katkı sağlıyor. Terim’in gelişiyle futbolcularla uğraşmayı bırakmışlar ve ortada sonuna kadar destek var.

Galatasaray’da sahaya kim çıkarsa çıksın savaşıyor, mücadele ediyor, sonuna kadar direniyor. Rakiplerini yıpratıyorlar, yani kazanmak her şeyi yapıyorlar. Eğer bu konsantrasyonun yarısını deplasmanlarda gösterselerdi, Galatasaray bugün çoktan şampiyon ilan edilirdi.

EVİNDE YENİLMEZ!

Galatasaray, Türk Telekom Stadı’nda yaptığı son 20 resmi maçta yenilgi yüzü görmedi, 20 resmi maçtan 18 galibiyet ve 2 beraberlikle ayrıldı. Galatasaray, evinde oynadığı son 16 lig maçında ise 15 galibiyet ve 1 beraberlik aldı. Öte yandan Trabzonspor’u 2-1 yenen Galatasaray, rakibini ligde 3 maç sonra yendi. Ayrıca Bordo-Mavili ekip deplasmanda 8 maç sonra kaybetti.

Dün Selçuk ön plana çıktı. Bağlantıları müthiş sağladı. İleri-geri çok çalıştı. Belli ki Selçuk’un iyi oynaması için ya Şenol Güneş ya da olmalı. Şu anda takımın en etkili silahlarından birisi. Galatasaray Selçuk’u yeniden kazandıysa bunu Terim’e borçlu. Rodrigues biraz tutuk, Belhanda az etkili, Donk ise Selçuk’a en fazla yardımcı olan oyuncuydu. Ama bütün bu oyuncuların ortak özelliği çılgınca ve kararlı bir şekilde mücadele etmeleriydi.

Ve tabii Gomis’e ayrı parantez açmak gerekir. Şunu açıkça söylemeliyim ki Gomis bu ülkeye gelen en iyi yabancı santrfor.

Bir şeyi belirtmek lazım.

Şu anda lige baktığınız zaman şampiyon gibi oynayan tek takım Galatasaray.

OLCAY ŞAHAN

Maç sonundaki saçma sapan açıklamaları anlaşılır gibi değil. Bir futbolcu önce işine bakmalı. Futbolunu oynamalı.

RIZA ÇALIMBAY

Hala büyük maçları okuyamıyor. Okay’ı stopere çekerek maçı verdi. Abdülkadir dururken Gomis ile dişe diş mücadele eden Hubocan’ı oyun dışına almak büyük bir teknik direktör hatasıydı.

HALUK AYYILDIZ: ÇALIMBAY’I DA DEĞİŞTİRİN

Başkan Muharrem Usta’yı değiştirme kararı alan Trabzonspor’da, yapılması gereken bir başka iş daha var… Ahmet Ağaoğlu başkan seçilir seçilmez, Rıza Çalımbay’a teşekkür edip yollar ayrılmalı. Maça bakıyorum da Trabzon’un ne oynadığını aklım almıyor. Çalımbay, yarışmacı takımın hocası asla değil. Trabzonspor’un hocası ise hiç değil, bu kadar net söylüyorum.

Şimdiden Ahmet Ağoğlu’na ‘Allah kolaylık versin’ diyerek başlıyorum. Önce Trabzon’u kucaklayan, işi bilen sağlam bir yönetim kurulu oluşturmalı. Bu ‘onun adamıdır, şu bunun adamıdır’ derse, kesin söylüyorum duvara toslar. Aman dikkat!.. Ağaoğlu’nun tabii ki çok işi var. Önce para bulması ve personelin maaşlarının zamanında ödenmesi gibi… Takım içindeki lakayıtlığın nedenlerini araştırıp neşteri de vurmalı. Zor mu Ağaoğlu’un işi, tabii ki zor. Ama Ağaoğlu, şehri kucaklayan bir yönetim oluşturabilirse her şey yoluna girer. Aksi halde Trabzonpor’a geçmiş olsun!

Rıza Hoca’dan bahsetmişken, yine yaptığı yapacağını. En iyi oyuncusunu, yani Okay’ı gereksiz yere stopere çekti. O da bir hata yaptı ve maç 2-0 oldu. Rıza Hoca, sana şimdiden ‘güle güle’ diyorum. Bir de hep övdüğüm Burak Yılmaz’a bu kez bir çift lafımız olsun. 21’de Yusuf’un düşürülmesiyle kazanılan frikik atışını ‘ya Yusuf ya da Sosa kullanır’ diye beklerken, Burak’ın atmasını anlamsız buldum. Burak’ın gol krallığına gitmesini anlıyorum ama frikik kullanmasını anlamıyorum! Nokta.

Pereira’ya da artık birileri bir şeyler desin… Kaçtır meslektaşlarının ayağına direkt tekme atıyor. Dün ’ın da bileğine öyle bastı ki; inanın benim içim cız etti. Fırat Aydınus’un Pereria’yı kesinlikle oyundan atması gerekiyordu. Sonuç olarak Çalımbay, Tudor’un Galatasaray’ını 2-1 yenmişti ama Fatih Terim’in Galatasaray’ına yenilmesi sanırım iki hoca arasındaki farkı gösteriyor. Maçın tek güzel hareketi vardı; o da Kucka’nın orta sahadan attığı tarihi gol.

CÜNEYT HAYDAROĞLU: ’21’ YÜKLENİYOR

Belki de kimse bu denli tek tarafın etkisi altında geçecek bir maç beklemiyordu dün akşam. Galatasaray oynadıkça açıldı, açıldıkça pozisyonlar yağmur gibi akmaya başladı. Sarı-Kırmızılılar’ın bu isteği ve baskısı karşısında yelkenleri indirmek zorunda kalan Trabzon kaderine teslim olurcasına geri yaslandı ve akıbetini beklemeye başladı.

Öyle keyif veren bir futbolla başladı ki G.Saray, kanat organizasyonları, araya adam kaçırmalar, şutlar kısacası ne gerekiyorsa her şey vardı. Özellikle rakibin sol kanadını hallaç pamuğu gibi atan G.Saray’da Belhanda ve Feghouli resitaline bir de Mariano eklenince ortaya tadından yenmez bir ziyafet çıktı… Belhanda ve Feghouli’nin yüreklerini sahaya koyup gerçek kimlikleri ile oynadıklarında nasıl bir etki yarattıklarına hep birlikte şahit olduk.

GOMIS 26 DEDİ!

Kariyerinin en skorer sezonunu geçiren Gomis, 26. maçında 26. golünü kaydetti… Gomis, ligdeki 26 gollük performansıyla 22 golle Mario Jardel’e ait olan Galatasaray tarihinin bir sezonda ligde en çok gol atan yabancı oyuncusu unvanının da yeni sahibi olmuştu.

Çok gecikmeden gelen gol perşembenin gelişini gösteren çarşamba gibiydi. Yine enfes bir organizasyon ve sonucunda Feghouli’nin sahne alması… Golü bulduktan sonra klasik Fatih Terim futboluna dönen Aslan, rakip savunma alanında zaafiyetler yaratıp yeni fırsatlar bulmak istedi. Bunda da başarılı oldu. Başarılı oldu olmasına da özellikle ilk yarıda kaçan goller ‘1 Nisan’ şakası gibiydi.

Topa sahip olmaktan vazgeçmeyen bunun yanında sahayı maçın her bölümünde çok iyi parselleyen Sarı-Kırmızılılar, bu anlayışını maç boyunca sürdürdü. Böyle olunca Trabzon’a savunma yapmaktan ve farkın açılmasını önlemekten başka çare kalmadı.

1-0 tehlikeli bir skordu. Öyle ki ikinci yarıya biraz daha diri başlar gibi görünen Bordo-Mavililer, Yusuf Yazıcı ile net bir pozisyon yakaladı ancak Muslera pençesiyle köşeye uzanıp golü önledi. G.Saray çok geçmeden ikinci yarıyı da tek kaleye çevirdi. Yine yüklendi, arayış içine girdi ve en sonunda Gomis’in kişisel becerisi ve kalite kokan golü ile rahatladı.

Şampiyonluk yolunda bir kritik engel daha aşıldı… Artık 21. şampiyonluğun yüklenmesi için sayılı bir süre kaldı… G.Saray dün akşam bir kez daha gösterdi ki son düzlüğe iddialı girdiği zaman onunla baş etmek gerçekten çok ama çok zor. Son olarak ligin ilk yarısında Tudor ile kaybedilen maçların hesabını Fatih Terim bir bir kapatıyor… Sırada Başakşehir ve Beşiktaş var. O maçlarda da Terim etkisini göreceğiz.

İŞTE SELÇUK BU

Fatih Hoca geldiği zaman “Fizik olarak hazır bir Selçuk bize çok şey katar” demişti. İşte Hoca’nın ne demek istediğini dün daha iyi anladık. Selçuk İnan eski günlerini hatırlattı, büyük top oynadı.

YA 1-0 OLSAYDI

Trabzonspor’un attığı ya da Galatasaray’ın yediği gol tam bir sorumsuzluk örneği. Skor o anda ya 1-0 olsaydı? Bunun hesabını kimse veremezdi.

BÜLENT YAVUZ: PEREIRA ÇOK ŞANSLIYDI

Dev maçta hakem Fırat Aydınus ufak hatalar dışında kusursuz bir maç yönetti. Özellikle faul yorumlarında yüksek bir standart tutturan kaliteli hakem, karşılaşmanın kontrolünü elinde tuttu. Bu maçtan ne G.Saray’ın ne Trabzon’un hakemden şikayetlerinin olmaması gerekir. Olmadı da… Gomis-Okay mücadelesinde penaltı beklentisi var. Devam kararı doğru. Rodrigues’in şutunda Uğur’un eli doğal konumda. Aydınus’un atladığı önemli bir pozisyon vardı. 11’de Pereira isteyerek Selçuk’un ayağına bastı. Şiddeti de var. Ama Aydınus’un görme şansı yok. Trabzonlu da hakemi gözetleyerek bunu yapıyor. Peraira bu tür hareketleri sıklıkla tekrarlıyor. Bugün Aydınus görmedi ama yarın başkası görür. Zararı da hem kendi hem de takımı görür.

Kaynak: HaberTürk

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ