Kamuoyu.org

Kıbrıs Sorununa Federal Çözüm Askıda Kaldı!

Kıbrıs Sorununa Federal Çözüm Askıda Kaldı!
  • DÜNYA
  • 11 Temmuz 2017
  • Kıbrıs Sorununa Federal Çözüm Askıda Kaldı! için yorumlar kapalı
  • 160 KEZ OKUNDU

Kıbrıs sorunun çözüm bulma çabaları yarım asır öncesine dayanıyor. “Kıbrıs müzakereleri” dendiğinde herkesin yüzündeki bıkkınlık ifadesinin sebebi bu güne kadar ki tüm süreçlerin başarısız olmuş olması.

Kıbrıs sorununa federal çözüm arayışlarına son nokta için İsviçre’nin kayak merkezi Crans-Montana’da kampa girildi. Tarih boyunca çözüme en fazla yaklaşılan süreç bu olmasına rağmen çalışmalar başarısızlıkla sonuçlandı. Crans-Montana zirvesinin sonucu, yarım yüzyılı aşan “federal çözüm” çabalarının finali, Denktaş-Klerides’le başlayıp günümüze gelen bir dönemin kapanışı olarak da değerlendiriliyor.

Kıbrıs sorununa dahil olan tüm taraflar Crans-Montana zirvesinde bir araya geldi. Kıbrıs Türk ve tarafları, adanın garantörleri , ve , çözüm çabalarını yürüten Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Rumların AB üyesi olması ve çözüm sonrası KKTC’nin de “Kıbrıs Türk Kurucu Devleti” adıyla yer alacak olması nedeniyle gözlemci olarak Avrupa Birliği temsilcileri ve dolaylı yollardan Amerika Birleşik Devletleri zirvede yer aldı.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın İsviçre’ye hareketinden önce Ercan Havaalanı’nda bir kez daha yinelediğini, Türkiye’yi temsilen orada bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da tekrarlardı: Bunun son konferans olduğunu ve siyasi irade gösterilmemesi durumunda bunun bir tekrarı daha olmayacağının altını çizdi.

Siyasi kariyerini çözüme adamış sosyal demokrat çizgideki KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, süreci defalarca ipten alarak Crans-Montana’ya taşıdı.

Rum lider Nikos Anastasiadis ilk gün masaya oturdu, “Sıfır asker sıfır garanti” istiyorum” dedi. Kıbrıs’ta yalnız Rumların yaşadığını varsayarak bilinen tezini ekledi “Yurdumu işgalden kurtarmak için buraya geldim”.

kibris

 

Kıbrıs sorununun tek nedeni olarak Yunan cuntasının 15 Temmuz’da Kıbrıs Cumhuriyeti’ne karşı yaptığı askeri darbeden 5 gün sonra darbeyi engellemek için adaya çıkan Türkiye’yi gören Anastasiadis, masaya federal çözüm için gelmediğini, kendi tarih anlatısını herkese dayatıp tarihi kendi istediği gibi yönlendirmeye geldiğini söyledi.

TALEPLER ŞU YÖNDE

Anastasiadis’in taleplerinin Türkçesi şu; “Bu konferansta Kıbrıs Türk halkının eşitliği, özgürlüğü ve güvenliğinin gerekleri konuşulmayacak. Sadece Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğü sona erecek, 1 Türk askeri dahi kalmayacak”.

Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı bu aşırı sayılabilecek yaklaşıma, soğukkanlılığı koruyarak, cömert ve iyi niyetli bir teklifle yanıt verdi.

Zirvenin 28 Haziran’daki açılışında masaya şu teklifi koydu;

1) Mevcut Garanti anlaşması Türk ve Rum kurucu devletlerinin eşitliği temelinde oluşacak yeni federal yapıya göre revize edilecek.

2) Kıbrıs’ta çözümün hayata geçişinin ilk gününden itibaren asker çekilmeye başlanacak.

3) 3 garantör ve Türk ve Rum kurucu devletlerden birer üye ve federal devletten 2’şer üyenin yer alacağı bir komite kurularak çözümün gidişatı izlenecek.

4) Federal anayasa ve kurucu devlet anayasalarının işleyişi garanti edilecek.

5) Çözümden sonra her şey yolunda giderse, adadaki asker konusunu 3 garantör ülke masaya oturup yeniden gözden geçirecek.

Genel Sekreter’in Crans-Montana’ya gelerek iki tarafın tekliflerinin buluşturulacağı çerçeveyi çizip ayrılmasından itibaren ayak sürümeye başlayan Rum lider, öğle saatlerine kadar zor sürdürdüğü görüşmeleri yavaşlatmak için, siesta arası verip oturumları akşama erteleme taktikleri de dahil olmak üzere elinden gelen her şeyi yaptı.

Genel Sekreter’in çizdiği çerçevenin sürekli dışına çıkarak çalışmaları zora sokan Rum lidere “sıfır asker sıfır garanti” ile başladığı ve 10 gün boyunca bu tavrını koruduğu zirvenin son gecesinde, Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkı ile adada bırakacağı 650 asker konusunun müzakere edilmesi için tüm başbakanların katılacağı bir zirve önerisi yapıldı.

Kıbrıs Türk tarafı bu önerinin sonuca ulaşması ve konferansın bir çözüm anlaşmasıyla sonuçlanması için başbakanların katılımıyla 2-3 gün daha çalışılmasını teklif etti.

Rum lider, gece yarısına doğru yapılan bu teklife, “Gitmem lazım. Ben yarın Kıbrıs’a dönüyorum. Konferansa devam edemem” sözleriyle yanıt verdi.

mustafa-akinci

Bu sözler aslında yarım asırlık federal çözüm çabalarının bir Rum tarafından ortadan kaldırıldığı anlamına geliyordu. Anastasiadis kendi halkına 650 yerine 40 bin Türk askeriyle birlikte aynı adada yaşamaya devam edeceklerini, bölünmüşlüğü kalıcı hale getirmeyi başardığını ilan ediyordu.

Anastasiadis bu yanıtıyla, çözümün ilk gününden itibaren hatırı sayılır asker azaltılmasını, çözümün 15’inci yılında ise kalan 650 askerin de geri çekilip tek yanlı müdahale hakkının ortadan kaldırılmasını yani baştan beri istediği “sıfır asker-sıfır garanti” fırsatını elinin tersiyle itti.

Son gece Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’la görüşüp masaya geri geldiğinde, kafasında federal çözümün eşiğine geldiği gerçeği değil sadece Kıbrıs’a dönüş planı vardı. 10 gün süren Crans-Montana zirvesinde, zirve boyunca 1 kez bile “federal çözüm” lafını kullanmadı.

Her fırsatta “yurdumu işgalden kurtarmayı istiyorum” klişesini dile getirmekten kaçınmadı. O yurdun eşit kurucu ortağı Kıbrıslı Türklerin tekliflerini reddetmesi, onların beklentilerini ve ihtiyaçlarını anlamaması, kafasında sadece bir Rum üniter devletinin bulunduğunu kanıtlıyordu.

Kıbrıslı Türklerin Rumlarla siyasi eşitlik üzerine kurulu ortaklığının simgesi olan “Dönüşümlü başkanlık” konusuna gelindiğinde de siyasi irade gösteremedi. 2004 yılında Türklerin kabul ettiği Rumlarınsa reddettiği Annan Planı’ndaki Güzelyurt’un Rumlara bırakıldığı o haritayı istedi.

Son gece “Madem öyle Annan Planı’nın tümünü kabul edelim” teklifi geldi , onu da reddederek, “Annan Planı’nın sadece haritasını verin bana“ dedi.

rum-lider-anastasiadis

Seçimlerde Kıbrıslı Türklerden 4 kat fazla nüfusa sahip Rumların 1 oyuyla Kıbrıslı Türklerin 1 oyu eşdeğer olacaktı. Devlet başkanlığı sırası 4 yıl sonra Türklere geldiğinde, gelecek 2 yıllık dönemde hangi Kıbrıslı Türkün devlet başkanı olacağına yine Rumlar karar versin diye siyasi eşitlik kurulması için gereken “ağırlıklı oy” yerine “tek pusula” sistemini önerdi.

Federal bir yapıdan ziyade Türklere bazı hakların verileceği üniter bir yapı fikri önerdi. Rumların söz hakkının ağırlıklı olacağı, Kıbrıslı Türklere halihazırda adada yaşayan Ermeni, Maronit azınlıklardan hallice hakların verileceği ancak her halükarda Rumların gölgesinde kalınacak bir yapı.

Kıbrıs’ı iki kurucu devletin siyasi eşitliğine dayalı federal bir çatıda birleştirmek amacıyla Crans-Montana’ya doğru yola çıkmış olan tarafların aksine zirve sonunda amaca ulaşamazken Rumların da bu fikirle oraya gelmediği de ortaya çıktı.

Türkler ve Rumlar Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kurarken ilk 1960 yılında gerçekleşti. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere masaya oturdu, Kıbrıs’ın garantörü oldu. 2014 Annan Planı’nda toplanan taraflar son olarak Crans-Montana zirvesinde bir araya gelerek federal çözüm arayışında bulundu.

Nikos Anastasiadis’in yaptıklarından sonra Kıbrıs’ta federal çözüm arayışı artık pek mümkün gözükmüyor.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ