Namaz, Cami Ve Siyaset İlişkisi 2

0
Fatih Yokuş

Önceki yazımda namazın önemi ve cami konusuna değinmiş yazinin devam edeceğini belirtmiştim.
Garip bir din anlayışımız oluşmuş ℅90 Musluman kabul edilen ülkemizde İslamın temel emirlerini yerine getirme imkanı bir lütuf haline gelmiştir.
Çalışanlara Tesettür, Cuma namazına gitme, vakit namazı kılma imkanı, kuytu ve bulunması zor olan cami ve mescitler…
Bir de “karışan mi var, git camide dinini yaşa” minnetleri.
Cami, cenaze, mevlit ile sınırlamaya çalışılan İslam anlayışı.
Ev alırken; semti, muhiti, katı, komşusu, konumu, sitesi, bahçesi, havuzu, oyun alanı… Ve daha nice detayına önem veririz de, ya cami, ezan… garip bir durum.
Alışveriş yaptığımız bir çok AVM lerde dünyamız için her şey var. Ya ahiret ve ahirette en fazla lazım olan namaz ve namaz kılınacak cami, ya yok yada gözden ırak bir yer.
Namaz kılmak suç mu?, Utanılacak bir davranış mı?, Yaşlandıktan sonra mı kılınır? Gizli kılınması gereken bir ibadet mi?
“Resul-i Ekrem (Aleyhissalâtü Vesselâm) Efendimiz, dünyanın en muazzam siyasî hâdisesi olan Bedir Muharebesinde; sahabe-i kirama, nöbetleşe cemaatla namaz kıldırmıştır. Yani vâcib olmayan, hususan muharebe zamanında terk edilebilen “cemaatla namaz kılmak” gibi bir hayrı, dünyanın en büyük siyasî vak’asına tercih etmiştir, üstün tutmuştur.” Sözler -756
Ya biz?
Eskiler, kışın soğuğundan, ihtiyaç halinde bazen buzu kırar banyosunun yapar sabah namazını dahi kazaya bırakmazdı.
Ya biz? Veya günümüz Müslümanları ?
Peygamberimiz sallallhu aleyhi ve sellem;
“Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.” [Taberani]
“Kıyamette kulun ilk sorguya çekileceği ibadet, namazdır. Namazı düzgün ise, diğer amelleri kabul edilir. Namazı düzgün değilse, hiçbir ameli kabul edilmez.” (Taberani)
‘Namaz dinin direğidir, terk eden dinini yıkmış olur.” (Beyheki)
Devlet hastanelerine gidersin yenidir, güzeldir, temizdir, tedavi için tüm imkanlar düşünülmüştür. Muayene olmak için beklersin vakit ikindi manevi tedavinin için namazı kılmanın gerekir.
Uygun bir yer yok, dışarıda cami varsa da gitmek sıkıntı, doktor, hemşire ve diğer çalışanlar vakit namazlarını kılmaları onlar için daha çok zor.
Özel hastaneler Cami konusunda daha berbat durumdadır.
Oysa hasta kişi zayıftır, manevi desteğe ihtiyacı vardır.
Bazı hastanelerde cami var, ararsın kuytu bir yerde ve bodrum katta gözden uzak bir yer.
Merhum Erbakan hocamızın sözüne bir daha dönemim ve izah edelim.
“Siyasetle ilgilenmeyen Müslüman..” ne anlıyoruz?
“Oyumu verdim bir sonraki seçime kadar vazifemi yaptım ve siyasetle ilgilendim” diyor sak yanlış yapıyoruz demektir.
Kime oy verdik? Partinin tüzüğü ne? Ne vaad ediyor?
lideri dindar olabilir, ancak partinin tüzüğü, programı çok önemli. Çünkü liderin dindarlığı lideri ilgilendirir, partinin tüzüğü ve proğramı hepimizi ilgilendiriyor.
Oy verdik, iktidar yaptık ülkede dindarlık artmıyorsa, namaz kılanlar çoğalmiyorsa sıkıntı var demektir.
Ülkede; İslam in haram saydığı davranışlar toplumda artıyor ve kabul görüyorsa bir sonraki seçimde yine aynı partiye oy veriyor isek vazifemizi yapmadık ve bir Müslüman olarak siyasetle ilgilenmedik.
O zaman merhum Erbakan hocamızın “…Müslümanla ilgilenmeyen siyasetçi yönetir!” Sözü gerçek olur, mücahitlikten müteahitliğe terfiler başlar.
Aci bir durum ortaya çıkar o da iktidarların dünya adına yaptıkları güzellik onların olur. Tüm olumsuzlukları ise, dine, islam’a ve Müslümanlara mal edilir.
Bazıları günümüz iktidarının yapmış olduğu dev bütçeli Camileri örnek gösterilebilir.
O ayrı bir sıkıntı ve yazı konusu olacak bir konu.
Bana göre önemli olan, caminin ihtişamı değil, ihtiyaç duyulan yerde var olmasıdır.
Fakültelerde, yeni yerleşime açılan yerlerde, dev metropollerde, uydu kentlerde, AVM lerde, hastanelerde, hava limanlarında, ana caddelerde, kısaca ihtiyaç duyulan yerde cami sıkıntısı varsa veya kuytu, zor bulunabilen yerlerde ise biz Müslümanlar siyasetten uzak olmuş ve Müslüman la ilgilenmeyen siyasiler bizi idare ediyor demektir.
Yüce Allah;
“Onlardan sonra Öyle bir nesil geldi ki, Namazı kılmadılar ve şehvetlerine uydular.”, “Onlar yakında gayya kuyusuna gireceklerdir.” (Meryem, 59)
Hz. Peygamber sallallhu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:
“Kişi ile küfür arasındaki fark Namazı Terk etmektir.”
(Buharî, Neseî, Kutub-i sitte sahibleri ve İmam Ahmed rivayet etmiştir. Neylul’l-Evtâr, I, 291.)
Dua ve selamlarla.

Cevap Ver

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı yazın