Kamuoyu.org

Olası İstanbul Depremiyle İlgili Raporlardaki Korkutucu Gerçekler.

Olası İstanbul Depremiyle İlgili Raporlardaki Korkutucu Gerçekler.
  • GÜNDEM
  • 29 Kasım 2017
  • Olası İstanbul Depremiyle İlgili Raporlardaki Korkutucu Gerçekler. için yorumlar kapalı
  • 183 KEZ OKUNDU

 Özhaseki: bizi korkutuyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı , depremi ile ilgili yaptığı konuşmada “ için, gerek Büyükşehir Belediyesi’nin gerek ’nin hazırladığı raporlar bizi korkutuyor. Bu iki raporda, riskli yapı ve kullanılamayacak hale  gelecek konut sayısı 600 bin olarak veriliyor. Ölü sayısını söylemek istemiyorum.  Onun için bizim bir an almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Hedefimiz  15 yıl içerisinde 7,5 milyon binayı dönüştürmek, bunun 150 bin civarı  İstanbul’da, geri kalanı Anadolu’da. Bunu yaptığımızda görevimizi hakkıyla yapmış  oluruz. Ondan sonra gelirse gelsin, bize bir şey olmaz.” dedi.

Şehirler ve geleceğe yönelik şehirleşme konusuna değinen Özhaseki,  şehirlerin canlı organizmalar olduğunu, bakım ve onarım istediklerini ve buralara  özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Özhaseki, şehirlerin geleceğinin yöneticilerin ufuklarıyla doğru  orantılı olduğunu vurgulayarak, “Ülkemiz adeta bir açık hava müzesi gibi. Geriye  baktığımızda iki medeniyet inşa etmişiz; Osmanlı ve Selçuklu medeniyeti. Bu  medeniyetlerle övünmek bizim hakkımız ama geleceği inşa etme adına da gayret  etmek bizim üzerimizde bir görev ve yükümlülük olarak duruyor. Bütün bu çabalar  da geleceği inşa etme adına çabalar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de şehre dair planlamaların geç yapıldığını ve göç olayının  çok geç yaşandığını belirten Özhaseki, Batı’da sanayi devrimiyle göçler  yaşandığını, şehirlerin oluştuğunu, Türkiye’de ise bunun 1950’lerde başladığını  aktardı.

Bakan Özhaseki, bu göç dalgasına sorumlu mercilerin hazırlıksız  yakalandığını ifade ederek, “Daha sonra belediyelerde biraz ideolojik tavırla,  ‘bırakın yapsınlar, gecekondular oluşsun, yarın öbür gün zaten biz bunları eyleme  götürürüz, arka bahçemizden oy alırız’ gibi düşüncelerle varoşlaşmaya doğru  adımlar atılmış. İstanbul’da 1950’li yıllarda çok cüzi olan gecekondu sayısı  1994’e gelindiği zaman 640 bin. Bundan daha fazla da kaçak yapı var.” diye  konuştu.

Kentsel dönüşümü bu durumdan dolayı istediklerini dile getiren  Özhaseki, şunları kaydetti:

“Kentsel dönüşümü, 2000’li yıllara kadarki yapılar için yapmak  istiyoruz. Bu yapıların hepsi risk oluşturuyor. Geldiğimiz noktada şehirlerimiz  için bir tanımlama gerekirse, biraz kimliksiz ve sağlıksız yapılara ulaştığımızı  söyleyebiliriz. Bunu bir siyasi kaygı taşımadan söylüyorum. Bu şehirlerdeki suç,  ortak bir sorumluluktur. Mimarın sorumluluğu varsa, kaçak yapı için zorlayan  vatandaşın sorumluluğu yok mu, buna göz yuman belediyenin sorumluluğu yok mu?  Ortak bir sorumluluk var burada. Şimdi çabamız, kentsel dönüşümle sağlıklı ve  doğayla iç içe şehirler ortaya koymak.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Türkiye’nin depremsellik  gibi bir gerçekle karşı karşıya olduğunu söyleyerek, “Bazen arkadaşlarım  arıyorlar ‘Niye olumsuz veren bakan oluyorsunuz?’ diyorlar. Ben de  istemiyorum ama bir tehlike var. Biz söylemesek de yerin altındaki o kurallar  işliyor. Bu ülke deprem ülkesi. Bilim adamları, İstanbul’u dünyadaki en ciddi  deprem riski altında olan 10 şehirden birisi olarak görüyorlar.” ifadelerini  kullandı.

“TEDBİR ALMAMIZ GEREKİYOR”

Özhaseki, “Bilim adamları İstanbul’da 2030-2040 arasında büyük bir  depremin yaşanacağını, öte taraftan İstanbul için 7 şiddetinde bir depremin  olacağını söylüyorlar. Bunların hepsini bilerek bizim bir şeyler yapmamız lazım.  İstanbul için, gerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerek TBMM’nin  hazırladığı raporlar bizi korkutuyor. Bu iki raporda riskli yapı ve  kullanılamayacak hale gelecek konut sayısı 600 bin olarak veriliyor. Ölü sayısını  söylemek istemiyorum. Onun için bizim bir an tedbir almamız gerekiyor.” dedi.

Kentsel dönüşümle ilgili şehircilik şuraları düzenlediklerini  hatırlatan Özhaseki, “Birinci esas yerinde dönüşüm. İkincisi herkesi ev sahibi  yapmak. İnsanları hatırası olduğu yerde tutmak esastır. Finans noktasında sıfır  faizli destekler geliyor. Hedefimiz 15 yıl içerisinde 7,5 milyon binayı  dönüştürmek, bunun 150 bin civarı İstanbul’da, geri kalanı Anadolu’da. Bunu  yaptığımızda görevimizi hakkıyla yapmış oluruz. Ondan sonra deprem gelirse  gelsin, bize bir şey olmaz.” ifadesini kullandı.

konusunda kararlı olduklarını ama bazı belediyelerin  bu işe girmek istemediğini belirten Özhaseki, şöyle konuştu:

“Bahaneleri şu, ‘Bu kentsel dönüşüm var ya rantsal dönüşüm oldu. O  yüzden olmaz kardeşim.’ diyorlar. Sen belediye başkanı değil misin? Eğer rant  çıkıyorsa vatandaşa ver. Sen rantsal dönüşümü yapma? Bunu diyerek sorumluluktan  kaçamazsın. Ege sahilleri, İstanbul, Anadolu tehlikedeyken bunu söyleyerek kenara  çekilemezsin. Türk Ceza Hukuku’nda ihmali sorumluluk yok eyvallah ama vicdan ve  ilahi adalet sizden mutlaka bir gün hesap sorar. Bakanlığın kapısı açık, gelin  hep beraber yapalım bu işi. Kentsel dönüşümle ilgili biz yeni ve gerekli  çalışmayı yaptık, inşallah yakında kamuoyuyla paylaşacağız.”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, PKK terör örgütünün kazdığı  çukurlar sonrasında yaşanan çatışmalar dolayısıyla hasar gören şehirlere  gittiğini dile getirerek, “Oradaki insanların birinci istediği ‘Bizi bu  teröristlerin insafına bırakmayın’. İkincisi, ‘Zararlarımızı tazmin ederseniz,  Allah devletimizden razı olsun’ şeklinde. Biz de zaten orada evi yıkılan her  vatandaşa ev vermek için inşaatlara başladık. Kimisi bitti teslim ettik, kimisini  birkaç ay içerisinde yapacağız ama Suriçi’ne bir öncelik var. Koruma amaçlı imar  planına uygun olarak, tarihi geleneklerimize uygun evler inşa ediyoruz. O biraz  zaman alacak.” dedi.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ