Kamuoyu.org

Rıdvan Dilmen’den Galatasaray-Trabzonspor maçı yorumu

Rıdvan Dilmen’den Galatasaray-Trabzonspor maçı yorumu
  • SPOR
  • 02 Nisan 2018
  • Rıdvan Dilmen’den Galatasaray-Trabzonspor maçı yorumu için yorumlar kapalı
  • 169 KEZ OKUNDU


Rıdvan Dilmen, maçını ve ’deki başkanlık yarışını yorumladı



NTV yorumcusu Rıdvan Dilmen, %100 Futbol programında Galatasaray – Trabzonspor maçını değerlendirdi. Dilmen, Fenerbahçe’de ve Ali Koç arasında yaşanan seçim süreciyle ilgili de çarpıcı açıklamalar yaptı.
Yıllardır futbol oynamış bir insan olarak çok merak ediyorum. Niye hakemler maçı top havadayken bitirmek istiyor? Sırf bu yüzden Muslera’ya sarı kart gösterdi. İlla havada mı bitirmen gerekiyor?
Çok iyi hazırlanan bir Galatasaray, hiç iyi hazırlanmayan bir Trabzonspor vardı. Oyunun sonunda öyle bir gol oldu ki… Feghouli’ye kart göstermesi gerekiyor, göstermedi diye Kucka vuruyor, gol oluyor. Mucizevi bir vuruştu.
47 ila 54. dakikalar arası Galatasaray durdu, Trabzonspor’un 2-3 pozisyonu oldu. O 6-7 dakika Galatasaray bocaladı. Rıza Çalımbay da ‘Atacağım ben galiba’ dedi.
Çalımbay, sahanın en iyi oynayan futbolcusu Okay’ı stopere aldı. Bu değişiklik, maçın kırılma anı oldu.
Dursun Özbek’in ayrılırken Galatasaray’a yaptığı en büyük iyilik Fatih Terim’i getirmesidir. 6 tane şampiyonluk yaşamış ve Galatasaray ile özdeşleşmiş birisi.
Böyle bir kadroya nokta atışı ile sol bek transferi yapıldı. Donk’u da İspanya’dan getirdi. O da transfer sayılır.
Galatasaray’da bir sokak kedisi var, Gomis. Doymuyor hiç. En son ağları deliyordu. 26 gol oldu… 
Gomis’in 26 golü var. Fenerbahçe’de tüm forvetlerin toplam golü 10. Soldado’nun 3 golü var. O 3 golü de 1 maçta attı.
Trabzonspor’un ileri 4’lüsü Yusuf, Sosa, Abdülkadir ve Burak geriye gelmez. İsteseler de gelemezler.
Pereira’nın ilk yarıdaki pozisyonu net kırmızı kart. Bilerek ayağına bastı.
Kucka jeneriklik bir gol attı ama rezil oynadı. Rıza Çalımbay’a 2 puan verdim.
Mariano 4, Nagatomo 3, Serdar ve Maicon 3, Selçuk, Donk, Belhanda 3, Rodrigues 2.5’tan 3, Feghouli 4, Gomis’e 5 de verebilirim ama 4.
Şampiyonluğa en çok konsantre olmuş taraftar Galatasaray’ın taraftarıdır.. Her maç dolu tribünler.
Mali kongre falan takımı etkilemez. Ben futbolcuyken başkanın kim olacağını bilmezdim. O işler seni ilgilendirmez zaten.
Fatih Terim beni sadece bir konuda yanılttı. Mariano’yu kesip Linnes’i oynatarak. Onu da hemen düzeltti. 
Taraftarın enerjisine bakın, Hasan Şaş’ın, Ümit Davala’nın enerjisine bir bakın. Bunlar çok önemli.
İbranın ne demek olduğunu sor insanlara, çoğu kişi bilmez. Gelecek mi yoksa bugün mü diye sordular. Bugün dediler. Dün olanlar taraftarın umurunda değil.
Beşiktaş’ın şampiyon olduğu zaman Gomez 27 gol attı, geçen sezon da Aboubakar ve Cenk toplam o kadar atmıştır. Gomis, 26 gole ulaşmış durumda. Gol atmak, size şampiyonluk getiriyor.
Fenerbahçe, Kayserispor’a puan kaybederse şampiyonluk yarışının dışında kalır, mayısı göremez. En büyük şansı ise Kayserispor’un 2 kalecisi oynayamayacak. Genç bir kaleci oynayacakmış.
Galatasaray, Beşiktaş ve Başakşehir’in 7 maçı var, Fenerbahçe’nin 1 maçı var. Kayserispor’u yenemezse diğer maçların bir önemi kalmaz. 
FENERBAHÇE’DEKİ BAŞKANLIK YARIŞI Ben Fenerbahçe kongre üyesi değilim, hayatımda bir kere kongreye gitmedim. Nasıl olur bu işler, bilmiyorum. Sadece üzgün olduğumu söyleyebilirim.
Taraf olmak doğru değil biz eski sporcular için. Aziz Bey de Ali Bey de çok değerlidir. Gidişatı hiç ama hiç beğenmiyorum.
Duygusallık önemli. Dün Galatasaray kongresi öncesinde konuşulan ‘Dursun Özbek ibra edilmeyecek’ algısı, bir anda Galatasaraylılık ön plana çıkarak kucaklama oldu.
20 yıl Aziz Bey için önemli bir süredir. Yarışta da hep rakipsiz olmuştur. Evet, Mehmet Ali Bey olmuştur ama kazanmıştır sonuçta. Onun dışında pek rakip çıkmadı. 
Fenerbahçeliyim ve Fenerbahçe benim ailem gibidir. Yargıtay konuşuluyordu. Etkilememesi mümkün değil. Çok canımı acıtan birkaç konu oluyor. Aziz Yıldırım gibi bir adam yuhalanabiliyor artık. 
Ali Bey, bir konu açtı. O konu zaten yuhalamaya getirdi. Ali Bey, Allah’ı var, durdurdu hemen. Çok dramatik bir durum bu aslında. 
Ben 20 yıl önceki Fenerbahçe’yi de biliyorum, şimdiki Fenerbahçe’yi de biliyorum. Polyanna denmesin, ben şöyle bakıyorum; Yargıtay kararı beklenmeli demişti Aziz Bey… Allah korusun, malum örgütle hala mücadele ediyor, oldu ki manyağın biri çıktı beraat kararını onamadı. Ne yapacaksın vicdanen? 
Bir taraftan da Aziz Bey’in verdiği bir söz var; bayrağı Ali Koç’a teslim edeceğim. Aziz Bey ya da Ali Bey, hangisi kazanırsa kazansın Fenerbahçe kaybedecektir. 
Klasik laf vardır; hangisi kazanırsa kazansın Fenerbahçe kazanacaktır. Öyle bir şey yok. Fenerbahçe’de hangisi kazanırsa kazansın, Fenerbahçe kaybedecektir. Bir tek Fenerbahçe’nin şampiyonluğu, Aziz Bey’i banko yapar.
Basketbol finalinde gördüğüm bir tablo vardı; Aziz Yıldırım, Ferit Şahenk, Murat Ülker, Ali Koç ve bir ton taraftar… Ne kadar gurur verici. Bu ikilinin bir dönem daha birlikte olup tekrar, 1.5-2 yıl sonra Aliciğim sen geç denmesi lazım. Ağabey-kardeş gibiydiler çünkü.
Fenerbahçe tribünlerine sorsanız yüzde 90’ı Ali Koç der. Ama Aziz Bey’e de gönülden bağlı, yaptıklarını bilenler var. Ciddi şekilde mağdur olan bir insan var.  
Her salona gittiğinde ‘Burayı Aziz Bey yapmıştı, bizim için hayaldi’ dedirten bir Aziz Bey kalacak geride. Çünkü istiyor başkan olmak. Bu adama yapılmamalı bu. 
Diğer tarafta ise hayali Fenerbahçe başkanlığı olan genç, dinamik, çok önemli bir ailenin iyi bir Fenerbahçelisi. 
Aziz Bey, genel kurul yapısında favori deniyor. Diyelim ki oldu; Ali Koç baskısı seneye devam etmeyecek mi? Daha 1. hafta başlayacak. 
Bu yüzden eğer Fenerbahçe’yi düşünüyorsa herkes, birlikte 1.5-2 yıllık bir dönem yaşanmalı. Kulüp bütün yapılarıyla birleşmeli. Çünkü bir tane Fenerbahçe var. Olması gereken bu. Fenerbahçe kaybedecektir, kazanmayacaktır.  

Kaynak: HaberTürk

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ