Kamuoyu.org

Yazarlar, Gençlerbirliği – Galatasaray maçını yorumladı

Yazarlar, Gençlerbirliği – Galatasaray maçını yorumladı
  • SPOR
  • 10 Nisan 2018
  • Yazarlar, Gençlerbirliği – Galatasaray maçını yorumladı için yorumlar kapalı
  • 171 KEZ OKUNDU


Galatasaray, Gençlerbirliği önünde uzatmada yıkıldı, koltuğu Başakşehir’e bıraktı: 1-0. Böylece Cimbom, dış sahada 7 yenilgi ve 2 beraberlikle toplam 25 puan kaybetti. Habertürk Spor yazarları Gençlerbirliği – Galatasaray maçını yorumladı


Galatasaray, Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasının kapanış maçında Gençlerbirliği engeline takıldı! Ankara’da düşük tempoda oynanan mücadelede Gençlerbirliği’nden Alper 90+2’nci dakikada Galatasaray’ı yıkan golü attı.

Galatasaray, 7. dakikada gole yaklaştı: Younes Belhanda’nın pasıyla topla buluşan Selçuk İnan’ın, ceza sahası dışından kaleye gönderdiği şutunda Johannes Hopf topa hakim olmayı başardı.

Gençlerbirliği, 14. dakikada çok önemli bir fırsattan yararlanamadı! Orta sahada topla buluşan Elvis Manu, Maicon’u geçerek sol kanattan hızla ilerledi ve pasını müsait durumdaki Deniz Yılmaz’a aktardı. Deniz Yılmaz, kalesini terk eden Fernando Muslera’yı geçerken dengesini kaybedince istediği vuruşu yapamıyor ve Maicon topu kornere gönderdi.

Karşılaşmanın 18. dakikasında Garry Rodrigues’in indirdiği topa hareketlenen Selçuk İnan, ceza sahası dışından şutunu çekti ancak Hopf topu uzaklaştırmayı başardı.

Dakikalar 35’i gösterdiğinde Galatasaray gole yaklaşan taraf oldu. Yuto Nagatomo’nun pasıyla topla buluşan Garry Rodrigues’in ceza alanında sol çaprazdan kaleye gönderdiği şutunda Johannes Hopf topa hakim olmayı başardı.

Düşük tempoda oynanan ilk yarıda Galatasaray, Gençlerbirliği’ne karşı topla oynamada yüzde 74’e yüzde 26’lık üstünlük kurdu. İki takım da girdiği pozisyonları değerlendiremeyince ilk yarı 0-0 sona erdi.

Karşılaşmanın ikinci yarısı da ilk 45 dakika gibi düşük tempoda geçti. Galatasaray’da Fatih Terim, 60. dakikada Younes Belhanda’yı oyundan alırken yerine Eren Derdiyok’u aldı. Galatasaray’da 69. dakikada Sinan Gümüş, Garry Rodrigues’in, 79. dakikada da Ryan Donk Selçuk İnan’ın yerine oyuna girdi. Gençlerbirliği’nde Ümit Özat ikinci yarı başında Kamal Issah’ı oyundan alırken yerine Ahmet Oğuz dahil oldu. Ev sahibinin ikinci değişikliği ise Deniz Yılmaz-Aleksandar Scekic oldu. 

61. dakikada Gençlerbirliği gole yaklaştı: Sağ kanattak kullanılan köşe vuruşuna yükselen Luccas Claro’nun ön direkteki vuruşu üstten auta çıktı.

Karşılaşmanın 71. dakikasında Gençlerbirliği çok net bir pozisyondan yararlanamadı. Sağ kanattan kazanılan serbest vuruşu kullanan Stephane Sessegnon’un, ceza alanına gönderdiği ortasına yükselen Syarhey Palitsevich müsait pozisyonda topu dışarı yolladı.

Gençlerbirliği aradığı golü 90+2’nci dakikada buldu! Gelişen kontratakta Fernando’dan sıyrılan Manu’nun pasında düzgün bir vuruş yapan Alper, Gençlerbirliği’ni 1-0 öne geçirdi. Maçın kalan dakikalarında başka gol olmadı.

Haftaya lider giren Galatasaray, bu sonuçla Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasını 57 puanla kapadı ve liderliği Medipol Başakşehir’e kaptırdı. Kümede kalma mücadelesi veren Gençlerbirliği ise puanını 30’a yükseltti. Sarı-kırmızılılar gelecek hafta evinde Başakşehir’i konuk edecek. Gençlerbirliği ise deplasmanda Kayserispor’la karşılaşacak. 

HABERTÜRK SPOR YAZARLARI MÜCADELEYİ YORUMLADI

HALİL ÖZER: ÜMİT HOCADAN ŞAH MAT!..

Galatasaray’ın bu maçı kazanması mümkün değildi.

Havası bin beş yüz (!), ayağı yere basmayan, şımaran, kontrolsüz oynayan, aşırı özgüven duyan, rakibin her türlü tuzağına düşen, Ümit Özat’ın çelik çomak gibi oynadığı ve Fatih Terim’in son derece formsuz olduğu bir Galatasaray izledik.

Yani sonuna kadar yenilgiyi hak etti Galatasaray.

Gençlerbirliği de bir o kadar hak etti galibiyeti.

Aslında maç ilk yarıda bitebilirdi.

16. dakikada, Deniz’in Muslera’yı çalımladıktan sonra boş kaleye vurmak yerine kayarak düşmesi müthiş bir şanstı Galatasaray için.

İlk 45 dakika için ‘rezalet’ kelimesini kullansak abartmış olmayız Galatasaray adına. Sadece Selçuk’un şutu vardı, biraz da Fernando’nun mücadelesi… Hepsi o kadar. Koskoca 45 dakika böyle geçti.

DERTLASMAN!

Gençlerbirliği’ne deplasmanda kaybeden Galatasaray’ın bu sezonki deplasman performansı oldukça kötü. Sarı-kırmızılı ekip, Süper Lig’de bu sezonki 7 mağlubiyetini de deplasman maçlarında yaşadı. Galatasaray, dış sahada yaptığı son 10 karşılaşmanın 7’sinde rakiplerine mağlup oldu. Galatasaray, bu sezon deplasmanda oynadığı 14 maçtan 5 galibiyet, 2 beraberlik ve 7 mağlubiyetle ayrıldı.

Bu sezon hiç bu kadar kötü bir Galatasaray izlememiştik. Galatasaray gibi bir takımın, belki de şampiyonluk maçında bu kadar kötü olması hiçbir şekilde açıklanamaz. Bu ligi sadece kendi sahandaki maçlarla kazanamazsın. Dün sezonun en önemli fırsatını kaçırdı Galatasaray.

İkinci yarı tamamen Galatasaray’ın baskısı altında geçti. Ancak o kadar bilinçsiz bir şekilde oynadılar ki kulübede Fatih Terim hiçbir şekilde takımını toparlayamadı. Bence Selçuk’u çıkarması hataydı. Niye çıkardığını da çözmüş değilim…

Uzun toplarla gol aradılar. Gomis ve Donk’un bulduğu iki fırsat vardı, hepsi o…

Kısacası 90 dakika koca bir fiyaskoydu.

Bir Manu’yu durduramadılar.

Gençlerbirliği’ni hiç mi izlemediniz? Ankara ekibinin en önemli silahlarından olan bu futbolcu hayatının en rahat maçlarından birini oynadı. Alper’e golü yürüye yürüye attırdı.

Maicon evlere şenlik. Serdar berbat. İlk yarıda Belhanda facia, Feghouli silik, Rodrigues’e bir şeyler olmuş! Yeşil Burun Adalı futbolcu sanki bırakmış, kafası başka yerde. Gomis konsantre değil. Galatasaray, ligin en önemli virajında koca bir hafta boyunca ne yaptı, gerçekten merak ediyorum!

Galatasaray’ın deplasman krizini Terim de çözemedi. Bana göre sorunun merkezi yabancı oyuncular. Bu oyuncular kendi sahalarında 50 bin kişiye oynadıkları zaman havaya giriyorlar, piyasaya oynuyorlar. Ama deplasmanda ne fizik ne kimya olarak oyuna ağırlıklarını koymuyorlar. Böyle olunca da zaten az olan Türk oyuncuların deplasmanda ön plana çıkması gerekiyor. O yüzden Terim, dün Selçuk’u çıkarmakla hata yaptı.

Tabii bir de şu var: Dünkü maçta Galatasaray’ın yedek kulübesinin özellikle bu tip kriz yüklü maçlarda ne kadar yetersiz olduğu ortaya çıktı. Sinan, Donk ve Eren ile bu işler olmaz.

Gençlerbirliği gerçekten müthiş mücadele etti, savaştı. Hakkı olan üç puanı aldı. Alper ve Manu sahanın yıldızıydı. Hopf güven vericiydi ve çok rahattı. Stoperler Claro, Pogba ve Politevich müthişti.

Galatasaray’ın bu futbolu ile şampiyon olması mümkün değil. Hele Başakşehir’i geçmesi, kendi sahasında olsa bile olanaksız. Yıllar önce Ankara’da Fenerbahçe son dakikada şampiyonluk bırakmıştı. Fenerbahçe 1-0 öndeyken Gençlerbirliği son dakikada Ahmed Hassan’ın golüyle beraberliği yakalamış ve rakibini şampiyonluktan etmişti. Dün Alper’in attığı gol bana onu hatırlattı.

ÜMİT ÖZAT:

Takımını maça müthiş hazırlamış. Rakibini iyi incelemiş. Satranç gibi maçta, Terim’i mat etti.

FATİH TERİM:

Son derece formsuz bir günüydü. Özat’ın tuzaklarına düştü. Takımını toparlayamadı. Oyun içinde hatalı teşhislerde bulundu.

FAİK ÇETİNER: UYARI MEKTUBU

Maçtan önce sahadaki futbol görüntüsünü tahmin ediyorduk. Oyun başladığında da yanılmadığımızı gördük. Galatasaray sadece hücum, Gençlerbirliği de sadece defans düşünüyordu. Maç başlar başlamaz oyunu rakip alana yığan G.Saray, geride inanılmaz geniş alanlar bırakıyordu. G.Birliği 5-4-1 gibi oynuyor, geride de adeta rakibine bir duvar örüyordu. G.Saray ilk yarıda kanatları kullanamadı. Oyunu hızlandıramadı. Orta alanda daha çok topa sahip olmasına rağmen etkili olamadı. Belhanda, Feghouli maça ağırlıklarını koyamadılar. Rodrigues ve Gomis de adeta sahada yoktular. Böyle olunca da ilk yarıda Selçuk İnan’ın kaleyi bulan ve Hopf’ta kalan iki şutu dışında G.Saray adına akılda kalan pozisyon yoktu. Maçın ilk 15 dakikası dolmamıştı ki; Manu, Maicon’dan bir top çaldı, Deniz Yılmaz’ın önüne yolladı. Bu oyuncu Muslera ile karşı karşıya kaldığında yere düşmeyip topa vursa, G.Birliği’ne piyango vuracaktı. Tatsız tuzsuz oyunun ilk yarısı golsüz sona erdi.

TOPLA OYNAMADAN KAZANDILAR

Galatasaray, yüzde 76.23’lük topla oynama oranı yakalamasına rağmen galip gelemedi. Yüzde 23.77’lik oranda kalmasına rağmen 3 puana alan Gençlerbirliği, ligde tutunma yolunda dev bir adım attı. Başkent ekibi, 2014-15 sezonundan bu yana ligde bir maçta topa en az sahip olmasına rağmen kazanan ekip oldu.

İkinci yarıda G.Saray adına tek değişiklik, Rodrigues’in sol kanattan sağ kanada geçişiydi. G.Saray, bu yarıda da yine yükleniyor gibiydi ama net pozisyon bulamıyordu. Ev sahibi yine tam takım savunma yapıyor, rakibin hatalarından kazanılan toplarla ani ataklar planlıyordu. Terim ilk hamlesini son yarım saatte yaptı. Etkisiz Belhanda’yı dışarı alıp Eren Derdiyok’u sahaya sürdü. Bu değişiklikle rakip savunmayı dağıtmayı, Gomis’in yalnızlığına çare arar gibiydi. Terim daha sonra Rodrigues’in yerine Sinan Gümüş’ü, son 10 dakikada da Selçuk’un yerine Donk’u sahaya gönderdi.

Gerçek şu ki; çıkanların yerine girenlerin ne maça ağırlığını koyacak güçleri ne de kaliteleri vardı. Oyunda beraberliğe razı olmayan, defansı hiç düşünmeyen G.Saray, maç biterken bir de büyük vurgun yedi. Kaptırılan bir top sonrasında yenilen golle maç da gitti, eldeki bütün avantajlar da. Ümit Özat ve ekibini yürekten kutluyoruz. Çünkü herkese büyük bir ders verdiler. G.Saray da Ankara’dan dönerken bir uyarı mektubu aldı. Mektup şöyle: “Oynanmadan hiçbir maç kazanılmaz. Dünkü ruhsuz, isteksiz ve futbolsuz görüntünüzle şampiyonluğu yakalamanız da hayal gibi. Kendinize gelmeniz ümidiyle”.

İKİLİ AVERAJLAR

G.Saray, dünkü beklenmedik yenilgiyle büyük bir avantaj kaçırdı. Rakipleri Başakşehir ve Beşiktaş’a karşı da büyük ihtimalle ikili averajda geride kalacak. Bu yüzden şampiyonluk hesapları çok şaştı.

KULÜBE YETERSİZ

Galatasaray’ın diğer şampiyonluk adayları Beşiktaş, Başakşehir ve F.Bahçe’ye oranla kulübesi çok yetersiz. Dünkü gece bunu bir defa daha gördük. Terim’in ve takımın en büyük handikaplarından bu.

Kaynak: HaberTürk

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ